ölüm korkusu
Başlıktan da anlaşılacağı üzere bu bloğu açma ve bu yazıları yazma hikayemin altında ölüm korkusu yatıyor. Varlığımın hiçliğe karışacağı ve edebi olarak herhangi bir mirasımın, kalıcı bir fikrimin,üretimim kalmayacağı korkusu da denebilir. Tabi ölüm anından korku da var bu hikayenin içinde. Hangisi daha yüksek seviyede bana bunları yazdırıyor bilemiyorum. İnsanlar olarak bir şeyle ne kadar yüzleşir, onu kaybetmeye, ulaşamamaya ne kadar yaklaşırsak harekete geçme ihtimalimiz o oranda artıyor. Bu mekanizma yerine daha planlı ve sakince oluşan harekete geçme hissini tercih ederdim. Şimdi konumuza başlayalım ufak da olsa. Bu hikaye benim hayatımı anlatacak gibi gözüküyor. Otobiyografi denebilir aslında ama gidişata göre belki fantastik belki bir öyküye dönüşebilir. O yüzden bunu bir muamma olarak size ve kendime bırakıyorum. Yaklaşık 25 sene önce güzel bir şehrin büyük bir ilçesinin kenar mahalle denilebilecek bir mahallesinde doğdum. Kenar mahalle olduğunu daha bu senele...